Archive for the ‘Konya’nın Meremdere’deki Tatlı Su Kaynakları’ Category


KONYA KAPALI SU HAVZASININ DURUMU

Dünyanın sayılı yeraltı su havzalarından olan Konya su havzasını besleyen büyük bir ovaya sahip olan Konya’nın çevresindeki dağların zirveleri ovası eskiye nazaran daha az kar ve yağmur alıyor. Bu dağlara ovalar fazla kar ve yağmur düşmeyişinin zararını da tabiî ki Konya kapalı havzası günden güne suyu çekilerek zarar görüyor. Günümüzde lüks ve sorumsuz yaşamayı yeğleyen insanoğlunun bilinçsiz ve sorumsuzca su kullanımının yanında atmosfere verdiği zararlar ozon tabakasının delinmesi küresel ısınmadan kaynaklanan kuraklık neticesinde artık adeta geleceğimizi yok etmeye gelecek neslimize çölleşmiş verimsiz kuraklaşmış bir Anadolu torağı bırakacağımıza doğru gidiyor zannederim.

Zaten kurak geçen son dönemlerden dolayı az yağmur ve kar düşen bölgemizde havzayı besleyen ana damarlarımız olan çaylar. Dereler, ırmaklarında gerek barajlar yapara gerek göletler bağlayarak az olan sularında önü kelsince havzanın damarları kuruyor.

Özellikle 1950 yıllardan sonra köyden şehre göçün hızla gelişmesi ile insanlar bir anda üreticilikten tüketici duruma geçerek şehirlerde su tüketimi elektrik tüketimi ekmek tüketimi ve diğer birçok ihtiyaç maddelerinin hızla tüketilişi şehri idare edenleri de zor durumlarda bırakıverdi.

Geçenlerde bir TV programında Koski (Konya su kanalizasyon idaresi) Genel Müdürü Ahmet Sorgun beyin konuşmasını dinledim.Sayın Sorgun konuşmalarını ihtiyatla seçmeye çalışarak “Konya’mızın içme suyunu % 85 oranında yer altı sularından yani kuyularla sağlıyoruz kalan % 10-15’ni de Altınapa barajı ve öz kaynak sularımızdan temin etmeye çalışıyoruz. Suyu daha düzenli ve istikrarlı israf etmeden kullanmalıyız” diyerek uyarıyordu halkı.

Yani su asla israf edilmemeli idi bunu dinimiz de böyle emrediyordu, sadece suyu değil her şeyi israf etmeden kullanmalıydık

Dinimizde israf haramdı, hatta kapınızın önünden akıp gitmekte olan bir çaydan abdest alsanız bile yine de suyu itinalı kullanın asla israf etmeyin diyordu yüce dinimiz.

Artık bakınız öyle bir duruma geldik ki kullandığımız suları arıtarak tekrar insanların kullanımına kazandırmak için durmadan çaba sarf ediyoruz bununda bedeli ne yazık ki ülke ekonomisine çok ağıra mal oluyor. Ankara Kızılırmak tan medet ararken bizde Göksu dan medet bekliyoruz..

Eskiden bol bol kullandığımız sular aklıma geliyor da 50 yıl öncesini nasıl arar olduk hey gidi günler hey demeden kendimizi alamıyoruz.

Peki, yöneticilerin bunca uyarısına ve dinimizin suyu israf etmeyin diye kesin emrine rağmen bizler uyuyormuyuz? Bence ne yazık ki hayı, Bu güzel ulamalar âlimler ve Mevlanalar şemsler şıh sadreddinler şehri Konya mızın her semtine bu şehre hizmet edenler yüzlerce tatlı su çeşmeleri kazandırmışlar bunların vanalarını açık bırakmayalım bu çeşmelerde halı kilim yıkamayalım araçlarımızı yıkamayalım diye de tembih olmasına rağmen hiç bunlar uyan yok yukarda denenlerin hepsi yapıldığı gibi üstelik eğer bahçesine yakın ise gece hortum bile takıp bahçe sulayabiliyoruz. İnsan oğlu bu kadar sorumsuz bu kadar gaddar bu kadar bindiği dalı kesen bir ahmak olamaz. İnsan geleceği ve geçmişi ile yaşar gelecek neslimize çölleşmiş ağaçsız susuz kurak bir ülke bırakma konusunda sanki birbirimizle yarış halindeyiz. Yapmayın etmeyin ne olur sonra ardımızda bırakacağımız neslimizden dua yerine beddua alırız.

Birde idarecilere şu kaçak kuyular konusunda bir uyarı yapmakta fayda görüyorum.

Şehrimizin bazı semtlerindeki zenginlerimiz üç yüz beş yüz metrelik bahçesinde açtığı kaçak bir kuyudan sebze ve ağaç bile sulamadan ziyade sadece kendi özel zevklerini tatmin için şarıl şarıl bir yıl boyu o suları havuzlara akıtıp israf ederek.

Çocuklarının havuzda yüzmesini su ile oynamalarını sağlamak ve zevklerini tatmin için bu suları israf edip gelecek neslin istikbalini karatmaya hakları yoktur sanırım. İşte bu binlerce kaçak kuyuların kapatılması da bu yeraltı havzasını rahatlatacak ve bizimde geleceğimizi rahatlatacak sanırım. Daha güzel günlerin daha bol sulu yılların gelmesi dileği ve duasıyla. Saygılarımla

SUYUMUZ

Bu yağan azıcık kar bizi aldatmasın

Hiç kimse suya sakın hor bakmasın

Sularımız asla boşa denize akmasın

Onsuz dünyada bir yaşam düşünülemez

Gelin suyun kıymetin iyi bilelim

Ona gereğinden çok değer verelim

Rabbimizden hayırlı su dileyelim

Dünyada susuz bir yaşam düşünülemez

Ne kadarda bol kar ve yağmur yağsa

Sular çekilmiş yerin altında havzada

Dönüşü olurmuş derler otuz altı yılda

Bunları beklemeye ömrümüz yetmez

Suya bağlıdır bütün yiyip içeceğimiz

Onunla sağlanır dünya geleceğimiz

Neslimize bizler neyi hediye edeceğiz

Asla suyun değeri para ile ölçülemez

Su olacak şu dağlara yağan o karlar

Onu toprağın bağrında saklar ormanlar

Yazın sıcağında aç toprağa sunarlar

Din emridir sakın suyu israf etmeyiniz

Şair İsmail der ki benim kötüdür huyum

Hiç su vermez oldu yeraltından kuyum

Teneşirde bile beni temizleyen suyum

O can suyu ile son nefesimizi vermeliyiz

İsmail desteli 19 Şubat 2008

Kaynak:http://www.memleket.com.tr/author_article_detail.php?id=6918